İçeriğe geç
Antalya Hattı

Gündelik hayata meraklı bir pencereden bakış

Sağlıklı Yaşam 3 dk okuma Derya Aksu

Neden Esneriz ve Esnemek Neden Bulaşıcıdır?

Esnemenin oksijenle ilgisi sanıldığı kadar güçlü değil. Beyni serinletme hipotezini ve bulaşıcılığın sosyal boyutunu anlatıyoruz.

Toplantı ortasında biri esner, birkaç saniye sonra masanın diğer ucundaki kişi de esner, derken salonun yarısı aynı hareketi tekrarlar. Günde ortalama olarak defalarca yaptığımız, hiç düşünmediğimiz bu basit hareketin ardında hâlâ tam olarak çözülememiş bir mekanizma var. Esnemek, biyolojinin en tanıdık ama en az anlaşılmış davranışlarından biri.

Esnemek nedir

Esneme, ağzın geniş biçimde açıldığı, derin ve yavaş bir nefes alımının ardından kısa bir nefes verişin geldiği kalıplaşmış bir harekettir. Süresi genellikle beş saniye civarındadır ve bir kez başladığında iradeyle durdurulması güçtür. Bu sırada çene kasları gerilir, gözler kısılır, gözyaşı bezleri sıkışır ve kulak zarındaki basınç değişir.

İnsana özgü de değildir. Köpekler, kediler, atlar, kuşlar, balıklar ve sürüngenler esner. Bu kadar geniş bir canlı yelpazesinde görülmesi, davranışın çok eski ve temel bir işlevle bağlantılı olduğunu düşündürüyor.

Oksijen açıklaması neden yetersiz

En yaygın inanış, esnemenin kandaki oksijeni artırmaya yaradığı yönünde. Bu açıklama sezgisel olarak makul görünse de deneyler desteklemiyor. Solunan havadaki oksijen oranı yükseltildiğinde esneme sıklığı azalmıyor; karbondioksit oranı artırıldığında da belirgin bir esneme artışı olmuyor. Kişi zaten yorgunsa yüksek oksijenli ortamda da aynı sıklıkla esniyor.

Bu bulgular, oksijen açıklamasının ders kitaplarından yavaş yavaş çekilmesine yol açtı. Yerine daha ilgi çekici bir hipotez geçti.

Beyni serinletme fikri

Bugün en çok tartışılan görüşe göre esneme, beyin sıcaklığını düzenlemeye yardımcı oluyor. Beyin yoğun çalışan bir organdır ve sıcaklığındaki küçük artışlar bile verimini düşürebilir. Esneme sırasında çene kaslarının güçlü kasılması kafa bölgesindeki kan akışını artırır; aynı anda alınan derin ve serin hava, burun ve ağız boşluğundan geçerken yakındaki kan damarlarını soğutur.

Bu hipotezi destekleyen gözlemler var. Ortam havası vücut sıcaklığına yaklaştığında, yani serinletme işe yaramayacak kadar sıcak olduğunda esneme sıklığı düşüyor. Ilıman koşullarda ise artıyor. Alnına soğuk kompres uygulanan kişilerde bulaşıcı esneme tepkisinin azaldığı da bildirildi.

Esnemenin uykuya geçiş ve uyanma anlarında yoğunlaşması da bu tabloya uyuyor. Vücut sıcaklığı gün içinde belli bir ritim izler ve bu geçiş anları sıcaklık ayarının en çok gerektiği dönemlerdir.

Neden bulaşıcı

Esnemenin en tuhaf yanı, başkasında görülünce tetiklenmesi. Yalnızca görmek de gerekmiyor; esneme sesini duymak, esneme kelimesini okumak ya da esnemeyi düşünmek bile yeterli olabiliyor. Bu yazıyı okurken esnediyseniz, olağandışı bir şey yaşamıyorsunuz.

Bulaşıcılığın sosyal bir işlevi olduğu düşünülüyor. Araştırmalar, bulaşma olasılığının kişiler arasındaki yakınlıkla arttığını gösteriyor. İnsan en çok aile üyelerinin, sonra yakın arkadaşlarının, en az da tanımadıklarının esnemesine karşılık veriyor. Bu eğilim, empati ve sosyal uyum mekanizmalarıyla ilişkilendiriliyor.

Küçük çocuklarda bulaşıcı esneme genellikle görülmez; belli bir yaştan sonra ortaya çıkar. Bu da davranışın sosyal biliş gelişimiyle birlikte olgunlaştığı fikrini destekliyor. Sürü hâlinde yaşayan hayvanlarda, esnemenin grubun uyanıklık düzeyini eşitleyen bir sinyal olabileceği öne sürülüyor.

Ne zaman dikkat etmeli

Esnemek normalde tamamen zararsızdır. Ancak sıklığında belirgin ve açıklanamayan bir artış varsa göz ardı edilmemeli. Aşırı esneme; yetersiz ve bölünmüş uyku, uyku apnesi, bazı ilaçların yan etkileri ya da nadiren nörolojik durumlarla ilişkilendirilebiliyor. Günlük hayatı etkileyecek düzeyde bir değişiklik fark ediliyorsa bunu bir hekimle konuşmak yerinde olur.

Esnemenin her zaman yorgunlukla ilgili olmadığını gösteren durumlar da var. Sporcuların yarış öncesinde, öğrencilerin sınav başlangıcında, paraşütçülerin atlamadan hemen önce esnediği çok kez gözlendi. Bunlar uykulu olunan anlar değil, tam tersine uyanıklığın en yüksek olması gereken anlar. Bu gözlem, esnemenin bir gevşeme işareti değil, bir geçiş sinyali olabileceği fikrini güçlendiriyor. Beden bir durumdan diğerine geçerken kendini yeniden ayarlıyor olabilir. Hayvanlarda da benzer bir örüntü var: Birçok tür, dinlenmeden harekete geçtiği anlarda ya da gerilim yaratan bir karşılaşmanın hemen ardından esniyor.

Bunun dışında esneme, bedenin kendini ayarlama biçimlerinden biri olarak kalıyor. Toplantıda esneyen kişi mutlaka sıkılmış değil; beyni yalnızca kendini toparlamaya çalışıyor olabilir.